Özgür Özel: Türkiye’deki Demokrasi Avrupa’nın Geleceğini Şekillendiriyor
Özgür Özel, Türkiye’deki demokratik gerilemenin Avrupa’nın geleceği üzerindeki etkilerini Le Monde’da kaleme aldı.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransız gazetesi Le Monde için yazdığı makalede, Türkiye’deki demokratik gerilemenin sadece ülkenin iç meselesi olmadığını, bunun Avrupa’nın güvenliği ve geleceği üzerinde de doğrudan etkili olduğunu savundu.
Özel, yazısında “Avrupa’nın geleceği, Türkiye demokrasisinin geleceğine de bağlı” ifadesini kullanarak, Türkiye’nin NATO’daki stratejik öneminin yanı sıra, ülkedeki demokratik düzenin Avrupa’nın güvenlik mimarisini nasıl etkilediğine dikkat çekti. Avrupa’nın Türkiye’yi genellikle göç ve güvenlik perspektifinden değerlendirdiğini belirten Özel, asıl tartışılması gerekenin Türkiye’deki demokrasi olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefetin seçimlere katılmasına rağmen iktidar değişimini zorlaştıran bir siyasi düzen kurmaya çalıştığını iddia eden Özel, bu sürecin belirleyici anının 31 Mart 2024 yerel seçimleri olacağını vurguladı. Yerel seçimlerde CHP’nin öne çıkmasının, iktidarın sandık yoluyla değişebileceğini gösterdiğini belirten Özel, seçim sonrası muhalefet belediyelerine yönelik başlatılan soruşturmaları ve gözaltıların artışını eleştirdi.
Özel, genel başkanlık görevinden tartışmalı bir kararla uzaklaştırıldığını ve bu durumun muhalefeti yargı yoluyla şekillendirme çabası olduğunu ifade etti. 24 Temmuz’da 91 milletvekiliyle Yeni Parti’yi kurarak TBMM’deki en büyük muhalefet grubu olduklarını belirten Özel, partilerinin farklı siyasi geleneklerden gelen demokratları hukukun üstünlüğü ilkesi etrafında bir araya getirdiğini söyledi.
Türkiye’nin artan stratejik öneminin, ülkedeki demokratik gerilemenin göz ardı edilmesine gerekçe olamayacağını vurgulayan Özel, güçlü kurumlar, bağımsız yargı ve hukukun üstünlüğünün güvenilir bir müttefik olmanın temel unsurları olduğunu belirtti. Batılı ülkelerin Türkiye’deki demokratik sorunları genellikle insan hakları çerçevesinde değerlendirmesinin eksik bir yaklaşım olduğunu savunan Özel, bu durumun dış politikayı kişiselleştirdiğini ve öngörülebilirliği azalttığını ileri sürdü.
Özel, Avrupa’nın Türkiye’nin askeri ve jeopolitik önemine ihtiyaç duymasıyla birlikte, demokratik kurumların zayıflamasını göz ardı etmesinin uzun vadede risk oluşturacağını ifade etti. Yazısının sonunda, Türkiye’nin demokratik geleceğine yalnızca Türk milletinin karar vereceğini vurgulayan Özel, müttefik ülkelerden beklentilerinin Türkiye’nin iç işlerine müdahale edilmesi değil, demokratik gerilemenin stratejik sonuçlarının dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Özel, Avrupa’nın geleceğinin Türkiye’deki demokrasi ile bağlantılı olduğunu ve bu gelişmelere kayıtsız kalmanın mümkün olup olmadığını sorguladı.




