Ayasofya’dan Venedik’e Mimari Bir Yolculuk

Ahmet Ertuğ’un Venedik’teki sergisi, Ayasofya’nın kubbesiyle mimari mirası gözler önüne seriyor.

Venedik’te sanatseverlerle buluşan “Beyond the Vanishing Point” sergisi, ünlü fotoğraf sanatçısı Ahmet Ertuğ’un, erişimi kısıtlı veya gizli kalmış mimari yapıları konu alan 29 fotoğrafından oluşuyor. Sergi, Le Stanze della Fotografia’da 6 Nisan’a kadar gezilebilecek. Ertuğ’un eserleri arasında İstanbul’un simgelerinden biri olan Ayasofya’nın kubbesi de yer alıyor.

Ahmet Ertuğ, sergisi hakkında yaptığı açıklamada, mimarlık eğitimi aldığı dönemde Venedik’e sık sık gittiğini ve bu şehirdeki mimari güzelliklerin kendisini derinden etkilediğini belirtti. Londra’daki Architectural Association School of Architecture’da aldığı eğitim sırasında, insan için huzurlu kentler modelinin İtalya’da somutlaştığını fark ettiğini ifade etti. Eğitimini tamamladıktan sonra İran’da tarihi kentlerin koruma planları üzerinde çalışarak bu ülkenin mimarisini yakından tanıma fırsatı buldu. Daha sonra Japonya’da geleneksel tapınakları ve bahçeleri fotoğraflama imkanı buldu.

Ertuğ, Japonya’da tanıştığı efsanevi fotoğrafçıların eserlerinin kendisini etkilediğini ve onların izinden gitmeye karar verdiğini söyledi. Türkiye’ye döndükten sonra ünlü mimar Sedad Hakkı Eldem ile kurduğu dostluğun, onunla projeler yapmanın kendisi için önemli bir deneyim olduğunu vurguladı. 1980’li yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı için İstanbul’un tarihi alanlarının koruma planlarını yönettiğini ve bu süreçte 30’dan fazla kitap yayımladığını belirtti.

Ahmet Ertuğ, sergisi hakkında daha fazla bilgi verirken, Venedik’teki sergisinin, İtalya’nın mimari mirasına ve Akdeniz dünyasıyla olan derin ilişkisine odaklandığını ifade etti. Sergideki fotoğrafların büyük bir kısmı, İtalya’daki katedralleri, sarayları ve diğer mimari yapıları betimlemekte. Ayasofya’nın kubbe fotoğrafı ise serginin baş köşesinde yer alıyor.

Ayasofya’nın kubbesinin, Venedik ile İstanbul arasındaki tarihsel bağları vurgulamak için seçildiğini belirten Ertuğ, bu iki şehir arasındaki ticari ve kültürel etkileşimin İpek Yolu aracılığıyla geliştiğini ifade etti. Sergideki diyalog, Pantheon ile Ayasofya’nın kubbeleri arasında kurulmuş olup, her iki yapı da dünya mimarlık tarihinin en etkileyici anıtları arasında yer alıyor. Ertuğ, Ayasofya’nın, İstanbul ve Venedik arasındaki derin tarihsel ilişkiyi simgeleyen bir eser olduğunu vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu