Sarı Zarflar: Demokrasilerin Çöküşüne Ayna Tutan Bir Film
Sarı Zarflar, birey ve sistem arasındaki gerilimi işleyerek günümüz demokrasilerine ışık tutuyor.
78. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanan Sarı Zarflar, birey ile sistem arasındaki çatışmayı merkezine alarak baskı, otorite ve etik değerler üzerinden günümüz demokrasilerine ayna tutuyor.
Yönetmen İlker Çatak’ın Öğretmenler Odası isimli filmiyle başlayalım. Çatak, idealist bir lise öğretmeni olan Carla karakteri üzerinden Almanya’ya göndermelerde bulunuyor. Genç kadın, idealleri ile sistemin baskısı arasında sıkışıp kalmış bir durumdadır. Yönetmen, minimalist bir anlatım tarzıyla eğitimdeki sorunları derinlemesine analiz ederken, kimsenin motivasyonunu sorgulamaktan kaçınıyor. Film boyunca ihbarlar, suçlamalar, tehditler, fikir ayrılıkları, huzursuzluk, şiddet, psikolojik baskı, önyargılar, ayrımcılık ve ırkçılık gibi unsurlar ön plana çıkıyor. Eğitim sisteminin ikiyüzlülüğü ve zorbalığı, gelişmiş bir ülke olan Almanya’nın küçük bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Okulda yaşanan güç oyunları ve adaletsizlik, toplumun gerçeklerini yansıtıyor. Sosyal dramda gerilim, kademe kademe artarken, görüntü yönetmeni Judith Kaufmann’ın 4:3 formatı kullanarak yarattığı donuk ve soğuk atmosfer, bu baskıcı ortamı güçlendiriyor. İlker Çatak, boğucu atmosferi mesafeli bir anlatımla ustalıkla kuruyor.
Jüri, 78. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı Ödülü’nü Sarı Zarflar’a verirken, başkan Wim Wenders, Batı demokrasilerinin benzer tehditlerle karşı karşıya kalabileceğini vurguladı. Çatak, Avrupalı izleyicilerin ve eleştirmenlerin filmine demokrasi ve otoriteleşme risklerinin evrensel bir alegorisi olarak baktıklarını belirtti. Wenders ile Selanik Film Festivali’nde tanıştım ve ona birkaç soru sorma fırsatım oldu; alçakgönüllü ve kibirsiz bir yaratıcı olduğunu gördüm. İlker Çatak’ın da Wenders gibi alçakgönüllü bir yaklaşımı olduğunu düşünüyorum.
ETİK DEĞERLERİN ÖNEMİ
Yönetmen, baskıcı bir atmosferde geçen bir evliliği Türk sanatçı bir çift üzerinden evrensel bir boyuta taşımayı hedefliyor. Tiyatrocu Derya ve oyun yazarı eşi Aziz, politik görüşleri nedeniyle üniversiteden ve konservatuvardan atılır. Ardından, İstanbul’dan kızlarıyla birlikte Aziz’in annesinin yanına Ankara’ya taşınmak zorunda kalırlar. Çatak, olayları geride durarak anlatıyor; tıpkı Öğretmenler Odası’nda olduğu gibi. Abartıya kaçmadan, dramatikleştirmeden ve melodramdan uzak durarak, bu ailenin dramını küreselleşmenin bir parçası olarak yansıtıyor. Koşullar nedeniyle çiftin evliliği çıkmaza girerken, kızları ebeveynlerinden giderek uzaklaşıyor. Aziz, tiyatro aracılığıyla dünyayı kurtarabilecek midir?
Filmdeki oyuncu kadrosu, Özgü Namal, Tansu Biçer, İpek Bilgin, Leyla Smyrna Cabas, Aydın Işık, Aziz Çapkut, Jale Arıkan, Yusuf Akgün, Uygar Tamer, Seda Türkmen, Emre Bakar, Elit İşcan, Sultan Ulutaş Alopé, Emine Meryem ve İpek Seyalıoğlu gibi isimlerden oluşuyor ve hepsi etkileyici performanslar sergiliyor. Görüntü yönetmeni Judith Kaufmann’ın görsel çalışmaları da dikkat çekici. Müzik, Marvin Miller’a, yapım tasarımları ise Zazie Miller’a ait ve her ikisi de titiz bir çalışmayla karşımıza çıkıyor.
Senaryonun yazımında İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak ve Enis Köstepen’in katkıları bulunuyor. Çatak, hangi etik değerlerin bizim için önemli olduğunu sorgularken, güç, medya, vahşi kapitalizm, çıkar ilişkileri, ultra zenginler ve kurucu babaların her şeyi ellerinde tuttuğunu vurguluyor. Demokrasi, antik Yunan’da (M.Ö. 507) başlamış, M.Ö. 460’ta general Perikles’in yönetiminde aristokrasiye dönüşmüştür. Makedonya Krallığı, antik Yunan’ı (M.Ö. 322) fethederek şehir devletlerinin özerkliğini bozmuş ve onları bölüp parçalamıştır. Günümüzde ise medya, bilim ve sanat, insanların dünya görüşlerini şekillendirmekte önemli bir rol oynamaktadır.
Öte yandan, Disney, abone kaybı nedeniyle işten çıkardığı Jimmy Kimmel’i tekrar göreve iade etti. Filistin’e özgürlük yürüyüşüne katılan oyuncu Susan Sarandon, Hollywood tarafından dışlandı. 98. Akademi Ödülleri Töreni’nde İsrail’i yalnızca İspanyol oyuncu Javier Bardem protesto etti. En iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü kazanan Sean Penn, ödül törenine katılmadı ve Oscar heykelciğini Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’ye hediye etti. Berlin Film Festivali’nde Hind Rajab’ın Sesi isimli filmin yönetmeni Kaouther Ben Hania, “barış için sinema” ödülünü reddetti.




