Mardin Bienali 2024: İpek Yolu’nda Sanatın Yeni Yüzü
Mardin Bienali 2024, İpek Yolu’nda sanatın derinliklerine iniyor. ‘GÖKzemin’ temasıyla 42 sanatçı bir araya geliyor.
Mardin, İpek Yolu’nun önemli duraklarından biri olarak, 2010 yılından bu yana düzenlenen Mardin Bienali ile kültür ve sanat alanında adından sıkça söz ettiren bir şehir haline geldi. Bienalin amacı, Mardin’i çağdaş sanatın merkezlerinden biri yapmak ve bölgeye sanatsal yaklaşımlar kazandırmaktır. İlk edisyonu 2010 yılında “Abbara Kadabra” temasıyla başlayan bienal, 2012’de “Otopsi”, 2015’te “Mitolojiler”, 2018’de “Sözden Öte” ve “Çimenin Vaadi” gibi temalarla devam etti. Bu yıl ise 7. edisyon, 15 Mayıs’ta başlayıp 21 Haziran’a kadar sürecek olan “GÖKzemin” temasıyla gerçekleştiriliyor. Bu tema, günümüz sanatının gerçek ve hayal, maddi ve manevi, politik ve poetik arasındaki ilişkileri Mardin’in tarihi sokaklarında görünür kılmayı amaçlıyor. Mardin’in herhangi bir noktasından göğe bakıldığında beliren gök ile zemin arasındaki iç içelik, geçmişle geleceği, bireysellikle birlikteliği bir araya getiriyor.
Bienalin bu edisyonu, İpek Yolu üzerindeki Mardin’i sanatın farklı disiplinleriyle birleştirerek, Türkiye dahil 20 farklı ülkeden 42 sanatçıyı bir araya getiriyor. Eserler, Mardin merkezdeki Sakıp Sabancı Kent Müzesi, Marangozlar Kahvesi, Alman Karargâhı gibi mekânların yanı sıra, ilk kez bienal mekânı olarak kullanılan Kızıltepe’deki Ateşbeyler Hamamı ve Eskikale’deki Deyrüzzaferân Manastırı gibi tarihi alanlarda sergilenecek. Ayrıca, Dara antik kentindeki sarnıç ve nekropol de bienalin bir parçası olacak. Bienalin kavramsal odağı, Aristophanes’in “Kuşlar” komedyası ve Feridüddin Attar’ın “Kuşlar Meclisi” adlı eserine dayanıyor. Bu metinlerdeki kuşlar, eleştiri, direniş ve dönüşümün sembolleri olarak sanat aracılığıyla ziyaretçilere sunuluyor.
Bienalin açılışında konuşan direktörlerden Hakan Irmak, Mardin Bienali’nin “kolektif bir emek, bağımsız bir sanat hareketi” olduğunu belirtti. Irmak, bienalde farklı coğrafyaların, düşüncelerin ve duyguların aynı gökyüzü altında buluştuğunu ifade ederek, “Mardin Bienali, ilk gününden bu yana bulunduğu coğrafyadan beslenen ve onunla birlikte düşünen bir yapıdır. Mardin, bienalin yaşayan ortağıdır” dedi. Irmak’ın ardından konuşan düzenleyici Çelenk Bafra, “GÖKzemin” temasının gök ile zemin arasında bir düşünce ve duygu hattı kurma arzusuyla ortaya çıktığını vurguladı. Bafra, “Bienalin başlığı bile, gök ile zemini bir araya getiriyor. Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, birbirine zıt görünen dünyaları ve fikirleri bir arada hayal etmeye çalışmak” şeklinde konuştu.
Mardin Bienali’nin kente kattığı sanatsal hareketlilik, bienale paralel olarak düzenlenen bağımsız sergilerle de kendini gösteriyor. Kentin birçok noktasında yapılan bu sergiler, yerel sanatçıların görünürlüğünü artırmakta ve Mardinlilerin sanata daha fazla erişim sağlamasına olanak tanımakta. Şu anda Mardin’de bienal dışında tam 42 sergi düzenleniyor. Hem bienal eserlerine hem de bağımsız sergilere dair bilgilere “aciksergi.com” adresinden ulaşmak mümkün.




