Babamın Sesine Uyandım: İstinaf Protokolü Temsilleri Devam Ediyor

İstinaf Protokolü, Babamın Sesine Uyandım oyunu ile izleyicileri derin düşüncelere sevk ediyor.

İstinaf Protokolü, izleyicilere derin duygular yaşatan bir oyun olarak dikkat çekiyor. “Televizyonun Karşısında Özel Mülkiyetin Kökeni Üzerine Düşünürken Uyuyakalmışım, Babamın Sesine Uyandım” başlıklı oyun, 16 Şubat’ta Moda Sahnesi’nde yeniden sahnelenecek. Zorlu PSM %100 Studio’da gerçekleşen temsil, izleyicilerde merak uyandıran bir etki bıraktı.

Oyun, baba-oğul ilişkisini ele alırken, aynı zamanda toplumsal gerçeklikleri, sınıf çatışmalarını ve insan ilişkilerinin karmaşıklığını gözler önüne seriyor. Sanatçının, çağımızın sığınmacı ve mülteci sorununa odaklanarak geliştirdiği proje, izleyicilere derin düşünme fırsatı sunuyor. Albert Camus’un sözleriyle, susturulanların sesi olmaya çalışmak gerektiğini vurgulayan sanatçı, toplumsal adaletsizliklere karşı bir duruş sergiliyor.

Oyun, sanatçının yaşadığı toplumdan uzaklaşma arzusunu da yansıtıyor. Mülkiyet, aşk ve aile gibi temalar etrafında şekillenen hikaye, çağımızın sanatçı ve aydın kavramındaki çelişkileri gözler önüne seriyor. Kuşaklar arası bellek ilişkisini sorgulayan oyun, bireyselliğin eleştirisini yaparken, Nâzım Hikmet’in dizeleriyle derin bir anlam katıyor.

İstinaf Protokolü, 29. İstanbul Tiyatro Festivali’nde prömiyerini yaparak büyük ilgi gördü. Müzikleri, ışık ve dekor tasarımıyla sahnede bir bütünlük oluşturan oyun, izleyicilere bir aile içindeki çatışmayı izlerken hissettiren bir deneyim sunuyor. Onur Dikmen, Neslihan Arslan, Doğa Kahvecioğlu ve Murat Karasu gibi yetenekli oyuncuların performansları dikkat çekiyor.

Ferdi Çetin’in yazdığı ve Görkem Şarkan’ın yönettiği oyunun dramaturjisi Noyan Ayturan’a ait. Oyun ekibinde Merve Yörük (dekor), İrem Dilaver (kostüm), Ayşe Sedef Ayter (ışık), Vehbi Can Uyaroğlu (ses) ve Bahadır Canberk (video) gibi isimler yer alıyor.

Ferdi Çetin, oyunun yaratım sürecinde ilişkiler ve inançlar üzerinden seyirciyi düşündürmeyi amaçladığını ifade ediyor. Tüm ilişki biçimlerine eşit mesafede durarak, karakterlerin kırılma noktalarını ele aldığını belirtiyor. Adam karakterinin geçmişine yabancılaşması ve bu durumdan kurtulma çabası, günümüz gerçekliğine dair sahici bir bakış sunuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu