Natasa Theodoridou: İstanbul’da Sahne Almak Çok Özel

Natasa Theodoridou, İstanbul’da sahne almanın kendisi için özel anlamını ve Türk dinleyicileriyle bağını paylaştı.

Harbiye Açıkhava konseri öncesinde OGGUSTO’ya konuşan Natasa Theodoridou, Türkiye’deki dinleyicileriyle olan özel bağını, kariyerindeki önemli anları ve müziğe dair bakış açısını paylaştı. Yalın ile gerçekleştirdiği düet sonrası Türk sanatçılara olan ilgisini de dile getiren Theodoridou, İstanbul’da sahne almanın kendisi için neden bu kadar anlamlı olduğunu ifade etti.

Natasa Theodoridou, 7 Haziran 2026 tarihinde Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda İstanbul’daki dinleyicileriyle buluşacak. Güçlü sesi ve yıllardır hafızalarda yer eden şarkılarıyla tanınan sanatçı, bu özel gecede sevilen parçalarının yanı sıra geniş repertuvarından özel bir seçki sunacak.

Türkiye’deki dinleyicilerimle kurduğum bağ her zaman benim için çok özel oldu. Atina ve Selanik’te sahne aldığım dönemlerde Türkiye’den gelen dinleyicilerin sevgisini ve enerjisini yanımda hissettim. Şimdi, onların şehrinde, Harbiye Açıkhava gibi çok özel bir sahnede buluşacak olmak bana büyük bir heyecan ve mutluluk veriyor. Harbiye’nin atmosferinin büyüleyici olduğunu biliyorum. Açık havada, İstanbul’un nostaljik ruhu içinde şarkılarımı paylaşmak, dinleyiciyle daha derin bir bağ kuracağımız anlamlı bir gece olacak.

Selanik’ten Atina’ya taşınmam kariyerimde önemli bir dönüm noktasıydı. O cesur karar, bana konfor alanımdan çıkmam gerektiğini öğretti. İlk üç albümümün platin başarı elde etmesi, dinleyiciyle güçlü bir bağ kurmamı sağladı. Bu hızlı yükseliş, bana gerçek bağın samimiyetle korunabileceğini gösterdi. Başarıya yaslanmak yerine, sürekli gelişim ve yenilenme gerektiren bir yolculukta ilerlemeyi tercih ettim.

Müziğim çağdaş laïka duygusunu güçlü bir şekilde yansıtıyor. Bir şarkının benim için gerçekten “söylenmeye değer” olması için önce ruhuma dokunması gerekir. Melodisi, sözleri ve taşıdığı duyguyla bende gerçek bir karşılık bulmalı. Çağdaş laïka, şehir hayatının duygularını ve insanın iç dünyasını doğal bir şekilde yansıtır. Gerçek şarkı, dinleyicinin kalbine ulaşabilen şarkıdır.

Geçtiğimiz dönemde Yalın ile aynı sahnede yer alarak “Keşke (Skepsou)” şarkısında düet yaptım. Yalın, müziğini ve sahnesini takdir ettiğim bir sanatçı ve aynı zamanda çok değerli bir dost. Müzik, iki kültür arasında güçlü bir köprü kurabiliyor. Gelecekte Türk sanatçılarla iş birliği yapmaktan mutluluk duyarım. Sezen Aksu ve Ajda Pekkan gibi yıllardır dinlediğim sanatçılarla buluşmanın çok özel olacağına inanıyorum.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu