İHH Raporu: Türkiye’de Bağımlılık Yaşı 13’e Düştü
İHH’nın raporu, Türkiye’de bağımlılık yaşının 13’e düştüğünü ve toplumsal iş birliğinin önemini vurguladı.
İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH), bağımlılık sorununa dair hazırladığı detaylı saha raporunu kamuoyuna sundu. Raporda, uyuşturucu, alkol, kumar ve teknoloji bağımlılığının giderek yaygınlaştığı ve özellikle gençler arasında risk seviyesinin arttığına dikkat çekildi.
İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay, bağımlılıkla tanışma yaşının 15’ten 13’e düştüğünü ifade ederek, bu durumun endişe verici olduğunu belirtti. Gençlerin %74,4’ünün maddeye ilk olarak arkadaş çevresinden ulaştığını ve merak duygusunun %36 ile en yaygın başlama nedeni olduğunu aktardı.
Raporda ayrıca, kullanıcıların %45’inin uyuşturucu maddeyi ev ortamında tükettiği bilgisi yer aldı. Bağımlı bireylerin %85’inin aileleriyle birlikte yaşadığı ve bağımlılığın çoğu zaman aile içinde gizli kaldığı vurgulandı.
2024 yılında madde bağlantılı ölümlerin 427’ye ulaştığını belirten Atalay, bu ölümlerin %90’ının 35 yaş altındaki bireylerden oluştuğunu kaydetti. Uyuşturucu ile tanışma oranının %71,2 ile 15-24 yaş aralığında yoğunlaştığına dikkat çekerek, önleyici politikaların bu yaş grubuna odaklanması gerektiğini ifade etti.
İçişleri Bakanlığı verilerine göre, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin yaklaşık %40’ının uyuşturucu suçları nedeniyle hapis yattığı belirtildi. Ayrıca, ebeveynleri cezaevinde olan çocuk sayısının 295 bini aştığı bilgisi paylaşıldı.
Rapora göre, düzenli alkol tüketen kişi sayısı 2020’de 13,8 milyon iken, 2025’te bu sayının 17,3 milyona yükselebileceği öngörülüyor. Sigara kullanımının da yaygınlığını koruduğu ve Türkiye’de yaklaşık 18-19 milyon kişinin düzenli sigara içtiği ifade edildi.
İnternet ve oyun bağımlılığına dair de önemli bulgular sunan raporda, Türkiye’de milyonlarca kişinin aktif olarak dijital oyun oynadığına dikkat çekildi. Bazı oyunların bağımlılık düzeyine ulaştığında psikolojik sorunlarla birleşerek riskli bir tablo oluşturabileceği vurgulandı.
Çözüm önerileri arasında kamu, sivil toplum, medya ve üniversiteler arasında güçlü bir iş birliği gerektiği ifade edildi. Atalay, Türkiye’deki 74 bini aşkın okul, 1 milyonu aşkın öğretmen ve 90 bin camide görev yapan 135 bin din görevlisinin bu mücadelede aktif rol alması gerektiğini belirtti.
Raporda, bağımlılıkla mücadelede en etkili yöntemin erken yaşta bilinçlendirme olduğu kaydedildi. İlköğretim düzeyinden itibaren çocuklara yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, ailelerin de bu süreçte aktif katılımının önemine dikkat çekildi. Toplantıya katılan çeşitli sivil toplum kuruluşları ve Yeşilay temsilcileri, raporun politika yapıcılar için yol gösterici olmasını umuyor.




