Kasık Ağrısı ve Kanama Şikayetleri: Miyomlar Sarkom Olabilir!
Kasık ağrısı ve kanama yaşayanlar dikkat! Miyom olarak bilinen kitleler sarkom riski taşıyabilir.
Rahim bölgesinde tespit edilen miyomlar için cerrahi veya medikal tedavi kararları, yalnızca kitlenin varlığına dayanarak verilmemektedir. Prof. Dr. İsa Aykut Özdemir, bu konuda önemli açıklamalarda bulundu. Özdemir, hastanın yaşadığı şikayetlerin yanı sıra miyomun kötü huylu bir tümöre dönüşme veya sarkom olma ihtimalinin de değerlendirildiğini belirtti. Çoğu miyomun iyi huylu olduğunu ve uygun hastalarda açık ya da kapalı cerrahi yöntemlerle güvenli bir şekilde tedavi edilebileceğini ifade eden Özdemir, sarkom şüphesi taşıyan kitlelerde ise ameliyat planlamasının tamamen farklı bir yaklaşım gerektirdiğini vurguladı. Bu nedenle, operasyon öncesinde yapılacak doğru değerlendirmenin hayati bir öneme sahip olduğunu söyledi.
Teşhis sürecinde muayene ve ultrason yöntemlerinin önemli bilgiler sağladığını, ancak kesin tanı aşamasında MR teknolojisinin kritik bir rol oynadığını aktaran Prof. Dr. Özdemir, “Miyomlar ile rahim sarkomları bazı görüntüleme özellikleri açısından benzerlik gösterebilir. Bu nedenle MR incelemesinde kitlenin iç yapısı, şekli, kanlanma düzeyi ve diğer görüntüleme parametreleri detaylı bir şekilde incelenmektedir. Klinik muayene ve ultrason verileriyle birleştirildiğinde, sarkom olma olasılığı yaklaşık %90 ila %95 doğruluk payıyla tahmin edilebilmektedir. Bu sayede hastaya en uygun tedavi yöntemi eksiksiz bir şekilde planlanabilmektedir,” dedi.
Kötü huylu rahim sarkomlarının her yaş grubunda görülebileceğini ancak daha çok ileri yaşlardaki kadınlarda sıkça ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Özdemir, genç kadınlarda da miyom olarak değerlendirilen bazı kitlelerin sarkom olabileceğine dikkat çekti. Özellikle adet kanamalarında belirgin bir artış, şiddetli kasık ağrısı ve hızlı büyüyen rahim kitlelerinin varlığında, yaşa bakılmaksızın bir kadın hastalıkları uzmanına veya jinekolojik onkoloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı. Erken teşhis sayesinde en doğru tedavi planının oluşturulabileceğini ve hastalığın yol açabileceği ciddi risklerin büyük ölçüde azaltılabileceğini sözlerine ekledi.



