Konya, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde Gastronomide Zirveye Ulaştı

Konya, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde gastronomi alanında önemli bir başarıya imza atarak en çok Lezzet Noktası seçilen şehir oldu.

Konya, Türkiye Kültür Yolu Festivali çerçevesinde gastronomi alanında kayda değer bir başarıya imza atarak, en fazla Lezzet Noktası belirlenen şehir unvanını elde etti. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) hayata geçirdiği Lezzet Noktası projesi kapsamında belirlenen 53 adresle, Selçuklu döneminden günümüze kadar uzanan zengin mutfak kültürüyle dikkat çeken Konya, festival süresince hem yerli hem de yabancı ziyaretçilere bu kültürü tanıtma fırsatı bulacak.

Gastronomi şehirleri arasında önemli bir yere sahip olan Konya’da, ünlü MasterChef Türkiye jüri üyesi Somer Sivrioğlu tarafından oluşturulan Lezzet Noktaları rotasında, furun kebabı, etli ekmek, tandır böreği, bamya çorbası ve Konya küflüsü gibi yerel lezzetler öne çıkıyor.

Sivrioğlu, belirlenen adreslerin seçim sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Konya’da 53 Lezzet Noktası bile az kaldı. Kentte mutlaka denenmesi gereken çok sayıda yöresel lezzet ve ürün bulunuyor.” şeklinde konuştu. Konya mutfağının diğer şehirlerden ayıran en önemli özelliklerden birinin güçlü ev yemeği geleneği olduğunu vurgulayan Sivrioğlu, bu kültürün restoranlara da yansıdığını belirtti. Geleneksel tariflerin günlük yaşamın bir parçası olarak yaşatıldığını ifade eden ünlü şef, bunun gastronomi turizmi açısından büyük bir değer taşıdığını dile getirdi.

Sivrioğlu, ziyaretçilere yalnızca restoran yemeklerini değil, Beyşehir tarhanası, Bozkır tahini, kenevir helvası ve Konya küflüsü gibi yöresel ürünleri de tatmalarını önerdi. Özellikle Konya küflü peynirinin kente özgü en dikkat çekici ürünlerden biri olduğunu belirtti.

Lezzet Noktaları arasında yer alan işletmelerden Ehil Fırın Kebapın dördüncü kuşak temsilcisi Mehmet Emin Özarpa, Konya’ya gelenlerin furun kebabı, etli ekmek ve tiriti tatmadan şehirden ayrılmamaları gerektiğini söyledi. Furun kebabının yalnızca kuzunun ön kol ve boyun etinden hazırlandığını belirten Özarpa, yemeğin karakteristik lezzetinin kaya tuzu, bakır leğen, meşe odunu ve geleneksel pişirme tekniğinden kaynaklandığını ifade etti. Gece yakılan fırınlarda yaklaşık dört saat boyunca kendi yağıyla pişen etin bu yöntem sayesinde kendine özgü aromasını kazandığını aktardı.

Konya’nın köklü mutfak kültürünü yaşatan işletmeler de festivalin gastronomi turizmine katkısına dikkat çekti. Tandırcı Emine Abla işletmecisi Emine Keleş, tandır ekmeği ve tandır böreğinin yanı sıra küflü peynir, kavurma kaşarı ve atomun en çok tercih edilen ürünler arasında yer aldığını söyledi. Festival sayesinde daha fazla ziyaretçinin Konya’nın geleneksel lezzetleriyle tanışacağını belirten Keleş, kentin et ağırlıklı mutfağının gastronomi kimliğinin temelini oluşturduğunu ifade etti.

Konya’nın geleneksel düğün yemeklerini yaşatan Tayyar Atiker Düğün & Çarşı Yemekleri işletmecisi Tayyar Sami Atiker, ziyaretçilere etli ekmeğin ardından düğün pilavı menüsünü tatmalarını önerdi. Düğün tiridi ve kapamanın da Konya mutfağının vazgeçilmezleri arasında bulunduğunu söyleyen Atiker, kullandıkları et, süt ürünleri ve bakliyatın tamamını yerel üreticilerden temin ettiklerini dile getirdi.

Maruf Türbeönü Lokantası İşletme Müdürü Mevlüt Tellioğlu, Konya mutfağının Selçuklu’dan bugüne uzanan güçlü bir mirasa sahip olduğunu belirterek coğrafi işaretli yemekleri yaşatmaya devam ettiklerini söyledi. Tellioğlu, ziyaretçilere bamya çorbası, etli ekmek, furun kebabı, tirit ve yağ somununu tavsiye etti. Karapınar kuzusu ile kaliteli un kullanımının Konya mutfağını farklı kılan temel unsurlar arasında yer aldığını ifade eden Tellioğlu, festivalin kentteki ziyaretçi hareketliliğini artırdığını ve bunun gastronomi kültürünün daha geniş kitlelere tanıtılmasına önemli katkı sağladığını kaydetti.

Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında yürütülen Lezzet Noktası projesi, yalnızca Konya’nın yöresel lezzetlerini değil, yüzyıllardır süregelen mutfak kültürünü de görünür kılıyor. Festival boyunca ziyaretçiler, coğrafi işaretli ürünlerden geleneksel tariflere uzanan geniş bir gastronomi rotasını deneyimleme fırsatı bulurken, proje aynı zamanda Konya’nın kültürel mirasının korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına da katkı sunuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu