Christopher Nolan’ın ‘The Odyssey’ Setinde Sıkı Kurallar ve Epik Anlar
Christopher Nolan’ın ‘The Odyssey’ setindeki sıkı kurallar ve epik sahneler, izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunuyor.
Christopher Nolan, ‘The Odyssey’ adlı filminin yönetmenliğini üstlenirken, setinde sıkı disiplin kuralları uyguluyor. Bu durum, filmin açılış haftasında 100 milyon dolara kadar kazanç sağlaması bekleniyor. Hayranlar, IMAX formatında filmi izlemek için ülke genelinde uzun yolculuklara çıkıyorlar.
Homer’in 8. yüzyıla ait destanı sinemaya uyarlamak, Matt Damon, Anne Hathaway, Tom Holland, Zendaya, Charlize Theron, Lupita Nyong’o, John Leguizamo ve Robert Pattinson gibi oyuncuların adeta M.Ö. 750 yılına dönmelerini gerektirdi.
Nolan’ın set kurallarına göre, cep telefonları ve su şişeleri gibi dikkat dağıtıcı unsurlar yasak. Yönetmen, UGG botlarını bile yasakladığını belirtmiş durumda. 55 yaşındaki Britanya-Amerikan yönetmen, kendisi için bir sandalye bulundurmuyor, sadece bir flip telefon taşıyor ve e-posta kullanmıyor.
Jason Eberl, ‘The Philosophy of Christopher Nolan’ kitabının ortak editörü, “Cep telefonlarının yasaklanmasının bir nedeni, insanların sanata odaklanmasını istemesidir. Nolan, filmleri mümkün olduğunca geleneksel yöntemlerle çekmek istiyor,” şeklinde açıklama yaptı. Nyong’o, “Nolan’ın setinde herkes mevcut, herkes dikkatli ve işine odaklanmış durumda,” diyerek setin atmosferini tanımladı.
Nolan, Stephen Colbert’e verdiği bir röportajda, “Dikkat dağıtıcı unsurları minimize etmeye çalışıyorum. Herkesin gerçekliğe odaklanmasını sağlamak için elimizden geleni yapmalıyız,” dedi. ‘The Odyssey’ filmi, 70mm film kullanılarak çekildiği için her üç dakikada bir kesintiye uğraması gerekiyordu.
Bir Hollywood kaynağı, “Herkesin lüks kıyafet odaları yok ve herkes birinci sınıf ulaşım hizmeti almıyor. Nolan, filmi etkilemeyecek şeylerde tasarruf yapıyor ve filmi daha iyi hale getirecek şeylere yatırım yapıyor,” dedi. Nolan, ‘The Odyssey’ filmini, planlanan 100 günün sadece 91’inde tamamladı ve bütçenin altında kalarak birçok ülkede çekim yaptı.
Her sahne ve karakter detayı, bir amaca hizmet ediyor. 18 yaşındaki genç oyuncu Raimy Lang, “Her kararın arkasında bir neden var,” dedi. Nolan’ın en etkileyici sahnelerinden biri, Trojan Atı’nın buzlu denizde yarı batık halde gösterildiği sahne. Jon Bernthal, bu sahnede saatlerce suyun içinde kalmıştı.
Dijital efektler kullanılmadan, Nolan’ın ekibi, 60 feet uzunluğunda bir kukla Cyclops Polyphemus inşa etti ve sahneyi gerçek ateş ışığı ile karanlık bir mağarada çekti. Diğer bir sahne ise, Matt Damon’ın canlandırdığı Odysseus’un yeraltına inişini, İzlanda’nın 24 saat gündüz olan “beyaz geceleri” sırasında çekildi.
Damon, “Bu, yaptığım en zor film. Diğerleriyle kıyaslamak bile mümkün değil,” dedi. Nolan ile yaptığı ilk toplantıda, “Bu film zor olacak,” demişti. ‘The Odyssey’, Nolan’ın önceki filmleri ‘Interstellar’ ve ‘Oppenheimer’ ile birlikte, izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunmayı hedefliyor.
Nolan’ın yazdığı senaryolar, oyunculara büyük bir malzeme sunuyor. ‘The Odyssey’ gibi projeler, izleyicilere görsel bir şölen sunarken, aynı zamanda insani hikayeleri de ön plana çıkarıyor. Lang, “Her seçimde ne kadar düşünce olduğunu görebiliyorsunuz ve bu, ilham verici bir durum,” diyerek Nolan’ın çalışma tarzını övdü.




