Osman Sonant ile Rol Seçimi ve Kariyer Üzerine Derinlemesine Bir Röportaj

Osman Sonant, kariyer tercihleri ve oyunculuk üzerine içten bir röportajda soruları yanıtlıyor.

“Metot” adlı röportaj serisi, oyunculuğun derinliklerine inen ve ilham kaynağı olan “The Kominsky Method” dizisinden esinlenerek hazırlandı. Bu seride, hayranı olduğum oyuncuların yöntemlerini keşfetmek için onlarla sohbet ediyorum. İlk konuğum, başarılı oyuncu Osman Sonant. Şu anda tabii’de yayınlanan “Ayşe” dizisinde yer alan Sonant, benim için zirve deneyimi olan “Sıcak Kafa” dizisine de atıfta bulunuyor. Kendisine oyunculuk ve yaşam hakkında kısa ama düşündürücü sorular yöneltiyorum.

Röportaj: Özge Dinç

Fotoğraflar: Ahzab Günel

Styling: Ekin Su Oktar

Saç ve Makyaj: Sezen Can

Osman Sonant, kendisini tanımlarken üç kelime olarak “strateji, sabır, sükûnet” diyor. Karakter seçiminde metnin zekâsı, karakterin yarası ve hikâyenin derinliği gibi unsurların yanı sıra, rolün kendi ruhsal yolculuğuna katkısını da sorguladığını ifade ediyor. Bir karaktere yaklaşırken ilk olarak onunla olan yakınlık ve uzaklıkları analiz ettiğini belirten Sonant, teknik ve sezgiyi bir arada kullanarak karaktere derinlik katmaya çalışıyor.

Sonant, kariyerinde karşılaştığı zorlukları ve bu zorlukların kendisine kattıklarını da paylaşıyor. Korkutucu bir rolün, aslında bir meydan okuma olduğunu ve bu tür rollerin kendisini geliştirdiğini vurguluyor. Özellikle “Fi” dizisinde canlandırdığı Sadık Murat Kolhan karakterinin, kendisi üzerinde derin bir etki bıraktığını dile getiriyor.

Başarısızlık anlarının kendisine gerçekliğiyle yüzleşme fırsatı sunduğunu söyleyen Sonant, başarıyı ise işine gösterdiği özen ve birlikte çalıştığı insanları tatmin etme ölçüsünde değerlendiriyor. Kariyerinde bir sahne ile hatırlanacak olsaydı, “Leyla ile Mecnun” dizisinde Yavuz’un Eylül’e sorduğu “Eylül, beni neden sevmedin?” sorusunu özel bulduğunu ifade ediyor.

Sosyal medyanın, bir oyuncunun kariyerini nasıl etkilediğine dair düşüncelerini de paylaşan Sonant, bu görünürlüğün sadece oyuncular için değil, birçok meslek grubu için zorunlu hale geldiğini belirtiyor. Kendisine örnek aldığı isimler arasında Haluk Bilginer ve Şener Şen’in her zaman ön planda olduğunu vurguluyor.

Sonant, oyunculuk kariyerinin yanı sıra, basketbol veya futbol antrenörü olmayı da hayal ettiğini söylüyor. En sık kullandığı kelimenin “iyiymiş” olduğunu belirten oyuncu, babasından öğrendiği en önemli şeyin ise nasıl bir baba olunmayacağı olduğunu ifade ediyor. Ailesi için her zaman mücadele ettiğini ve mutluluğun da ailesinde yattığını dile getiriyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu