Samed Ağırbaş: Plastik Atık İthalatının Yasaklanması Gündeme Gelmeli

Samed Ağırbaş, plastik kirliliği ile mücadelede ithalatın yasaklanmasını ve daha ağır yaptırımları tartışmanın önemine dikkat çekti.

Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı, plastik kirliliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi hedeflerine katkıda bulunmak amacıyla gerçekleştirildi. Çalıştaya, 17 bakanlık ve yaklaşık 50 genel müdürlük ile bağlı kuruluşları katıldı.

Çalıştayda konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Girne açıklarında meydana gelen yolcu gemisi kazasında hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara ise geçmiş olsun dileklerini iletti. Ağırbaş, Sıfır Atık Hareketi’nin küresel vizyonunu destekleyen Emine Erdoğan’ın selamlarını da aktardı.

Ağırbaş, plastiğin hayatımıza bir sorun değil, çözüm olarak girdiğini ifade ederek, bu malzemenin gıda, sağlık, tarım ve sanayi gibi pek çok alanda önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Ancak, plastiği hayatımızdan tamamen çıkarmak yerine, nerelerde gerçekten ihtiyaç duyulduğunu ve nerelerde aşırı kullanıldığını sorgulamamız gerektiğini vurguladı.

Plastik kirliliğinin yalnızca denizler ve kıyılarla sınırlı olmadığını belirten Ağırbaş, bu sorunun tarım, sanayi, turizm ve şehirleşme gibi birçok alanda kendini gösterdiğini söyledi. Bu nedenle, plastik meselesinin Türkiye’nin tamamını ve plastiğin tüm yaşam döngüsünü kapsayacak şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti.

Sıfır Atık Hareketi’nin atığı sadece ortadan kaldırılması gereken bir sonuç olarak görmediğini belirten Ağırbaş, atığın önlenmesi, azaltılması, yeniden kullanılması ve ekonomiye kazandırılması gerektiğini kaydetti. Bu anlayışın temelinde israfın önlenmesi ve kaynakların verimli kullanılması gerektiğini vurguladı.

Ağırbaş, Türkiye’nin güçlü bir geri dönüşüm ekonomisine sahip olması gerektiğini de dile getirerek, mevzuat ve denetim konularında daha etkili sonuçlar elde edilmesi gerektiğini söyledi. “Kurallarımız, denetimlerimiz ve cezalarımız var. Ama yeterince sonuç alabiliyor muyuz?” diyerek, plastik atık ithalatının yasaklanmasını ve çevreyi kirletenlere yönelik daha ağır yaptırımların tartışılmasını önerdi.

Plastik kirliliğinin görünmeyen boyutlarına da dikkat çeken Ağırbaş, Kuzey Pasifik’teki Büyük Pasifik Çöp Adası’nı örnek göstererek, plastiğin atıldığı yerlerde kalmadığını ifade etti. Plastik atıkların akarsular aracılığıyla denizlere ve okyanuslara taşındığını belirten Ağırbaş, “Kirliliğin sınırı yok” dedi. Mikroplastiklerin toprağa, suya ve canlılara ulaşarak gıda zincirine girebildiğini vurguladı.

Ağırbaş, plastik kirliliğinin yalnızca çevre ve atık yönetimi sorunu olmadığını, aynı zamanda gıda güvenliği, insan sağlığı, iklim, ekonomi ve rekabet konularıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çalıştayın altı temel eksen üzerine kurulduğunu ifade eden Ağırbaş, bu başlıkların atık, kirlilik, çevre, ekonomi, gıda güvenliği ve insan sağlığı olduğunu söyledi.

Ağırbaş, çevre ile ekonomi arasında bir tercih yapmak istemediklerini, çevreyi koruyan, ekonomiyi güçlendiren ve insanı merkeze alan bir dönüşüm gerçekleştirmek istediklerini vurguladı. Çalıştayın iki gün boyunca 15 tematik çalışma masasında sürdürüleceğini belirten Ağırbaş, plastik döngüsünün tüm boyutlarının ele alınacağını ifade etti.

Çalıştay sonunda tematik masa raporları ve Türkiye Plastik Döngüsü Sonuç Raporu hazırlanması planlanıyor. Bu raporların 2053 Türkiye Plastik Vizyonu’na katkı sağlaması hedefleniyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu