ABD ve İran Arasında Tarihi 14 Maddelik Mutabakat Metni
ABD ve İran arasında imzalanacak 14 maddelik mutabakat metni, Hürmüz Boğazı’nın ticarete açılması ve yaptırımların kaldırılmasını içeriyor.
Dünyanın merakla beklediği gelişme nihayet gerçekleşti. ABD ile İran, kalıcı bir barış sağlamak amacıyla 14 maddelik bir mutabakat metni üzerinde anlaşmaya vardı. İmzaların bu cuma günü atılması planlanırken, anlaşmanın detayları henüz kamuoyuna açıklanmadı.
ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın ayrıntılarını cuma gününden sonra duyuracağını belirtmiş, ancak bu bilgiyi anlaşma öncesinde de paylaşabileceğini ifade etmiştir.
CNN, ABD ile İran arasında varılan mutabakat metninin detaylarını kamuoyuna duyurdu. İslamabad Mutabakat Muhtırası olarak adlandırılan bu belge, Hürmüz Boğazı’nın ticari geçişlere açılmasını, İran’a yönelik bazı mali kısıtlamaların hafifletilmesini ve nükleer programın ele alınmasına dair bir yol haritasını içermektedir.
Üst düzey bir ABD yetkilisi, bu mutabakatın temel amacının Hürmüz Boğazı’nı sivil trafiğe açmak ve İran’ı nükleer malzemelerini imha etmeye zorlamak olduğunu vurgulamıştır.
İsviçre’de yapılması planlanan imza töreni, kalıcı bir anlaşmanın şartlarını müzakere etmek üzere 60 günlük bir süreci başlatacaktır.
Mutabakat metni, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden şekillenmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Anlaşma ile birlikte, ABD ve İran, birbirlerinin iç işlerine karışmamayı ve askeri operasyonları sonlandırmayı taahhüt etmektedir.
ABD, imzalanacak mutabakatın ardından deniz ablukasını kaldıracak ve İran’a yönelik her türlü engellemeyi 30 gün içinde sonlandıracaktır. Ayrıca, İran’ın yeniden kalkınması için en az 300 milyar dolar tutarında bir plan geliştirmeyi de taahhüt etmektedir.
İran, nükleer silah geliştirmeyeceğini ve mevcut nükleer programını koruyacağını belirtmiştir. ABD ise, mevcut yaptırımları sonlandırmayı ve yeni yaptırımlar uygulamamayı kabul etmiştir.
Sonuç olarak, bu mutabakat metni, iki ülke arasında kalıcı bir barış sağlama çabalarının bir parçası olarak önemli bir rol oynamaktadır. Nihai anlaşma, bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararı ile onaylanacaktır.




