The Runner filmi eleştirmenlerden düşük notlar aldı
Gal Gadot’nun başrolündeki The Runner, Rotten Tomatoes ve Metacritic’te düşük puanlarla açıldı. Eleştirmenler senaryo ve gerilim dozunu beğenmedi.
Wonder Woman ve Red Notice filmleriyle tanınan Gal Gadot’nun başrolünü üstlendiği The Runner için ilk değerlendirmeler yayımlandı. Kevin Macdonald imzalı aksiyon-gerilim yapımı, eleştiri derleme platformları Rotten Tomatoes ve Metacritic’te düşük puanlarla karşılandı.
The Last King of Scotland, Black Sea ve The Mauritanian gibi filmleri yöneten Macdonald’ın yeni çalışması, Rotten Tomatoes’ta yüzde 9 eleştirmen puanı ve 10 üzerinden 3,9 ortalama aldı. Filmin Metacritic puanı ise 100 üzerinden 31 olarak açıklandı.
Bu tablo, The Runner’ın Gal Gadot’nun daha önce rol aldığı aksiyon yapımı Heart of Stone’dan da daha olumsuz bir eleştirel karşılık gördüğünü ortaya koydu.
The Runner, oğlunu kurtarmaya çalışan bir avukatı anlatıyor
Gal Gadot filmde, Londra’nın hukuk çevrelerinde başarılı bir kariyere sahip olan Maia Marten karakterini canlandırıyor. Kontrollü yaşamı, sabah koşusu sırasında aldığı telefonla aniden değişen Maia’ya oğlunun kaçırıldığı söyleniyor.
Telefondaki kişi, çocuğunu kurtarabilmesi için Maia’ya bir dizi talimat veriyor. Avukattan koşmaya devam etmesi, verilen emirleri eksiksiz yerine getirmesi ve yaşananları kimseye anlatmaması isteniyor. Maia durduğu takdirde oğlunun öldürüleceği tehdidiyle karşı karşıya kalıyor.
Hikâye, Maia’nın Londra boyunca aralıksız koşarken giderek tehlikeli hâle gelen talimatları uygulamasını izliyor. Film, karakterin oğlunu yeniden görebilmek için ne kadar ileri gidebileceği sorusu üzerine kuruluyor.
Eleştirmenler The Runner’ın senaryosunu ve gerilim düzeyini sorguladı
The Hollywood Reporter yazarı Jordan Mintzer, yüksek tempolu anlatımın filmdeki mantık sorunlarının üzerinde fazla durulmasını engellediğini belirtti. JoBlo yazarı Alex Maidy ise Gadot’nun fiziksel performansını olumlu bulurken yapımın, benzer aksiyon-gerilim filmlerinde kullanılan fikirlere fazlasıyla dayandığını ifade etti.
Variety yazarı Dennis Harvey, filmin görsel tasarımı ve teknik uygulamalarının belirli bir seviyeyi koruduğunu ancak bu unsurların hikâyedeki içerik eksikliğini gideremediğini savundu. Harvey, Tom Hodge tarafından hazırlanan müziklerin de filme beklenen katkıyı sunamadığını yazdı.
The Guardian yazarı Benjamin Lee, B sınıfı gerilimlerde senaryo mantığının ikinci planda kalabileceğini ancak The Runner’ın asıl probleminin yeterli heyecan yaratamaması olduğunu değerlendirdi. IGN yazarı Scott Collura da Gadot’nun filmi ayakta tutmak için yoğun çaba gösterdiğini ve bazı aksiyon sahnelerinin işe yaradığını, buna karşın yapımın bütünüyle tatmin edici bir sonuca ulaşamadığını belirtti.
AV Club yazarı Jacob Oller, filmin merkezindeki koşu fikrini Phone Booth benzeri yüksek konseptli gerilimlerin daha abartılı bir versiyonu olarak nitelendirdi. The Wrap yazarı William Bibbiani ise yapımı hem gerilim seviyesi hem de genel yapısı bakımından yetersiz buldu.
Blu-ray.com yazarı Brian Orndorf, hikâye ilerledikçe filmin daha absürt bir hâl aldığını ve art arda sunulan sürprizlerin gerilim duygusunu güçlendirmek yerine zayıflattığını savundu.
İlk yorumlarda filmin hızlı temposu ve Gal Gadot’nun fiziksel performansı öne çıkan olumlu unsurlar arasında gösterildi. Bununla birlikte senaryonun özgünlüğü, anlatıdaki mantık sorunları ve gerilim dozunun yetersizliği, eleştirmenlerin en fazla üzerinde durduğu noktalar oldu.
84 dakika süreye sahip The Runner, Amazon MGM Studios tarafından dağıtılıyor.




