Huawei davası ABD’de başladı: İran suçlamaları

Huawei davası, şirketin İran bağlantıları, banka dolandırıcılığı ve ticari sır suçlamalarıyla ABD’de görülmeye başladı; şirket tüm iddiaları reddediyor.

Huawei davası, Çinli teknoloji şirketinin İran’daki ticari faaliyetleri nedeniyle yöneltilen suçlamalar kapsamında ABD’de görülmeye başladı. Savcılık, Huawei’yi İran’la ilişkilerini küresel finans kuruluşlarından gizleyerek HSBC başta olmak üzere bankaları yanıltmakla suçluyor. Şirket ise kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddediyor.

New York’un Brooklyn bölgesindeki federal mahkemede jüri seçiminin başlaması beklenirken, davanın yaklaşık üç ay sürmesi öngörülüyor. Dava dosyasında banka dolandırıcılığının yanı sıra İran’a yönelik ABD yaptırımlarını ihlal etme, kara para aklama, haraç toplama ve elektronik dolandırıcılık iddiaları da bulunuyor.

Suçlamalar İran faaliyetleriyle sınırlı değil

ABD makamları, Huawei’nin beş Amerikan teknoloji şirketine ait ticari sırları ele geçirmek için komplo kurduğunu ve Kuzey Kore’deki faaliyetleri hakkında gerçeğe aykırı bilgi verdiğini de ileri sürüyor. Şirket ayrıca 2009’da Tahran’daki hükümet karşıtı gösteriler sırasında protestocuların izlenmesine yardımcı olmak amacıyla İran’a gözetleme ekipmanı sağlamakla itham ediliyor.

İddianamede yer alan usulsüzlük iddiaları 1999-2020 dönemini kapsıyor. Savcılara göre Huawei, İran merkezli faaliyetleri için ambargo kapsamındaki ABD mallarına, teknolojilerine ve hizmetlerine erişmekte Skycom adlı şirketi kullandı. Şirketin, uluslararası bankacılık sistemi üzerinden İran’dan para transferi yapılmasını da bu yapı aracılığıyla sağladığı öne sürülüyor.

ABD, adı iddianamede açıkça belirtilmeyen ancak Reuters tarafından incelenen belge ve kaynaklara göre HSBC olduğu değerlendirilen bir bankanın, Skycom bağlantılı 100 milyon doların üzerindeki işlemleri onayladığını belirtiyor. Savcılar, Huawei’nin Mali İşler Direktörü Meng Wanzhou’yu da HSBC yöneticilerine yaptığı sunumda Skycom üzerindeki sahiplik ve kontrol ilişkisi hakkında yanlış bilgi vermekle suçluyor. Meng, savcılarla yaptığı anlaşma kapsamında bu ifadelerin yanlış olduğunu kabul etmiş ve hakkındaki suçlamalar düşürülmüştü.

Dava, ABD-Çin teknoloji rekabetinin gölgesinde

Huawei davası, şirketin sahibi Ren Zhengfei’nin kızı olan Meng Wanzhou’nun 2018’de Vancouver’da tutuklanmasının ardından ABD, Çin ve Kanada arasında başlayan diplomatik gerilimin devamı niteliğinde. İran suçlamalarından çıkabilecek mahkumiyet kararlarının, Washington’ın Huawei’yi 2019’da ulusal güvenlik gerekçesiyle ticaret kara listesine almasını destekleyen unsurları güçlendirebileceği belirtiliyor.

Duruşmalar, ABD ile Çin arasındaki teknoloji rekabetinin yapay zeka da dahil olmak üzere çok sayıda alana yayıldığı bir dönemde gerçekleşiyor. Washington, Amerikan teknolojilerinin Çin ordusunun kullanımına sunulmasını engellemeye çalışırken Huawei’nin ekipmanlarına yönelik kısıtlamaların diğer ülkelere de uygulanması için baskı yapıyor.

Pekin, davayı Çin’in teknolojik yükselişini sınırlamaya yönelik daha geniş bir kampanyanın parçası olarak değerlendiriyor. Huawei sözcüsü, hükümetin şirket hakkındaki genel söyleminin gerçeği yansıtmadığını savundu. Şirket, ceza davasının rekabet gücünü zayıflatma amacı taşıdığını, ticari sır suçlamalarının ise daha önce çözüme kavuşturulmuş anlaşmazlıkların yeniden gündeme getirilmesinden ibaret olduğunu öne sürüyor.

Huawei’nin suçlu bulunması halinde savcılar, yasadışı faaliyetlerden elde edildiği değerlendirilen şirket varlıklarına veya gelirlere el konulmasını talep edebilecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu